63 yıllık bir sinema hafızasını geleceğe taşıma yolculuğunda, köklü bir gelenek ile taze arayışlar arasında uzanan bu değerli köprüye bir taş daha koyuyoruz.
Sanatın ve sinemanın ufku genişletme yetisinden ilhamla; Uluslararası Film Bölümü’nün bu seneki programında, dünyanın dört bir yanından yükselen zenginliğe kulak vermeyi esas aldık. Bu doğrultuda, Berlin, Cannes, Venedik, Rotterdam, Karlovy Vary ve Locarno gibi merkezlerde dikkat çekmiş yapımları ağırlarken, bir yandan da yankısı coğrafi sınırları aşan özgün seslere Antalya’da alan açıyoruz. 41 filmden oluşan bu seçkide 40 yapımın Türkiye’de ilk gösterimine, 1 Dünya Prömiyeri ve 1 Uluslararası Prömiyere ev sahipliği yapmayı, festivalimizin köklü geleneğinden ve vizyonundan beslenen tarihsel bir sorumluluk ve bu mirası geleceğe taşımak adına üstlendiğimiz temel bir ödev olarak görüyoruz. Aynı zamanda, kadın sinemacıların imzasını ve kadın hikâyelerini görünür kılmayı, bu seçkinin temel bir yapı taşı olarak kabul ediyoruz.
Programı kurgularken, tek bir temaya sığınmak yerine sinemanın çok sesli doğasına yer açmayı öncelik edindik. Bireysel varoluş mücadelelerinden toplumsal kırılmalara uzanan bu geniş yelpazeyle; hazır cevaplar sunmak yerine, izleyiciyi yerleşik kabulleri sorgulamaya davet ediyoruz. İnsanlığın ortak dertleri üzerinden kurduğumuz o yakın bağ ile dünyanın sınırlarını küçültürken, aynı duruma verilen farklı tepkilerin sunduğu zenginlikle de bakış açımızı ve ufkumuzu derinleştirmeyi esas alıyoruz.
Uluslararası Yarışma bölümünde, insan doğasının farklı katmanlarına dokunan ve tamamı Türkiye’de ilk kez Antalya’da seyirciyle buluşacak 13 yapımı yan yana getiriyoruz. Cannes, Berlin ve Venedik gibi odak noktalarından süzülen filmler ile dünyanın farklı köşelerinden yükselen özgün sesleri bir araya getiren bu seçkide, Latin Amerika’dan Doğu Asya’ya, Avrupa’dan Orta Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafi zenginlik gözetiyoruz. Farklı nesillerden sinemacıların imzasını taşıyan bu yapımlar; özgün görsel dilleri ve kendilerine has anlatı tarzlarıyla birey ile toplum arasındaki etkileşimi ve insan doğasının derinliklerini sorgularken, günümüz sinemasının farklı yaklaşımlarına ortak bir zemin açıyor.
Yarışma Dışı bölümümüzde ise sanatın kapsayıcı doğasını kendimize kılavuz edinip Dünyanın Sineması ile seyircileri yeniden keşif yapmaya davet ediyoruz. Farklı kültür ve geleneklerden beslenen filmlerle bireylerin ve toplumların yolculuğuna tanıklık ederken; insanların ortak hafızasına, çıkmazlarına ve arayışlarına sinemanın özgür penceresini aralıyoruz. Dünyanın bu zengin kumaşından süzülen 15 yapım, günümüz sinemasının çok sesli yankısını taşıyor.
Bu sene, uluslararası programın Kökler, Işık ve Kamera! başlıklı özel bölümünü, savaşın ve işgalin gölgesinde üretmeye devam eden sinemacılara ayırdık. İran, Lübnan, Ukrayna ve Filistin yapımlarından oluşan 13 filmlik seçki; kurmacadan belgesele, kısa anlatılardan uzun metrajlara uzanan biçimsel çeşitliliğiyle, ağır ve olağanüstü koşullarda sadece yaşamakla ya da hayatta kalmakla yetinmeyip sinemayı bir varoluş ve ifade zemini olarak gören yaratıcıların emeğini odağına alıyor. Bu bölümde, zorlu şartlara rağmen sanatsal üretimini sürdüren sinemacıların iradesine tanıklık ederken, ortaya koydukları değerli emeğin daha geniş kitlelere ulaşmasını amaçlıyoruz.
Programımızın aklınızda ve gönlünüzde bir iz bırakması dileğiyle,
Burçin Meçik
Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali
Uluslararası Film Koordinatörü